Sonbahar gibisin
Bir yaz yağmuru kadar kısaydı sanki herşey
Ben o yaz yağmurunda yokluğunda üşüyorum
Sarılmıştı artık göz yaşım göz yaşıma
Düğümleniyordu hıçkırıklar boğazımda hala…
Bir yaz yağmuru kadar kısaydı sanki herşey
Ben o yaz yağmurunda yokluğunda üşüyorum
Sarılmıştı artık göz yaşım göz yaşıma
Düğümleniyordu hıçkırıklar boğazımda hala…
Ateşim yakmaz, tenim senindir.
Şevkine meftûn, gönül senindir.
Katreyim, derûnunda ummanın,
al Cânım, cânım zaten senindir.
Bi an için,gerçekten beni
Sevdiğini sanmıştım.
Gün geçtikçe daha iyi anladım.
Meğerse ben yanılmışım.
“ Hüzün…
Nikotin tadında birşey bu..
Hüzne alışık gönüller daha dayanıklı …
Bunu biliyorum… Hayata hep göz yaşı penceresinden bakmak. Acıyı saklamak ve onu mukaddes bir emanet gibi taşımak asilce…
sigaramın ucunda dumandan külden senden yani ateşten ibaret
çekiyorum içime işliyorum yüreğime
seni sevgini
her çekişte iç çekişlerimde ortak oluyor bana
sevdan bir sigara kadar yakın
sigaramın dumanı kadar uzak bana
külüyüm sevdanın
ateşinle yanarken dumanınla kayboluyorum
bitmeden sigaram bir yenisini sarıyorum sararan parmak uçlarımda
tıpkı tıpkı sararttığın yüreğime sevdanı sararcasına
defalarca bıkmadan
Gizlice seviyorum seni
Görmeden
Arkan dönük
Saçların dağınık
Gözlerimi kapıyorum, kapıların ardına saklanıyorum
Barikatlarını yıkıyorum sularını tutan içimin nehirlerinin
Dünyadaki tüm karaları kat edip
Okyanusa dökülüyorum
Büyük sularda saklanıyor zerrelerim
Sen kıyılarımda
Benimle olduğunu bilmeden
Ateşler yakıyorsun
Çıplak ayaklarınla üzerime basıyor
Maviliklerimde yıkanıyorsun
Limana yaklaşan gemilerde umutlarını aradığını hissediyorum.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Çetrefilli sevdamın çetelesini
Çevrene işleyeydim Çerkez Güzeli
Çırak olaydım sana çıldırasıya
Çelengin işleyeydim Çerkez Güzeli
Adnan Ünal “ö.ç.m”
( Aliterasyon denememdir. )
Sana ” yâr” diyorum, ” yaralarım” kanıyor..
Bitti sanmıştım, unuttum demiştim, ömrümün geri kalanını sensiz geçirebileceğim fikrine bile kendimi inandırmıştım!… En büyük yalan, insanın kendine söylediği yalanmış geç anladım. Kaleminden çıkan birkaç cümleyle gözlerimin karşılaşması, yüreğimin seni yeniden hissetmesi, beynimin içine kazınan kare kare resimlerin ve kalabalıklar arasında yaşadığım başıboş dalıp gitmelerim!…
Zaman çardağından süzülüyor bakışlar, saksısında güllerin morluğu ellerimin üşümüşlüğünde renkleniyor biraz durgunum bu gün yar hasretine kalemimle dem vurup, göğün gövdesine çizmeye çalışıyorumSen desen ki
bir dalgadır
Ben derim ki bir ateş
Bu yüzden ateş ve suyu
Aynı kasede sunuyorum…